Bursaspor’umuz bu sezonun en değerli maçlarından birine çıktı. Kimine göre yedi puanlık kimine göre dört puanlık maçtı.
Böyle bir atmosferde sinir harbinin hat safhada olacağı bir karşılaşmada erken gol bulmak Bursaspor’u her bakımdan rahatlattı. Tabii ki bulunan erken gol rakipte de haddinden fazla stres yaptı. Gol bulmak için daha çok açık verdiler ama bu sezona has son vuruş yetersizliğimizden bir çok pozisyonu adeta gene amiyane tabirle yedik…
Bursaspor’umuz Kahramanmaraş deplasmanından güzel bir gol ile üç puan alarak galip geldi. Maraş takımı yeni hocası ile bir çıkış içerisine girmek için bizim maçı milat kabul ettiler. Öyle de futbol oynadılar. Ama futbola puan yazmıyorlar.
Ligin başından beri yazılarımda belirtiyorum. Futbol olarak ne kadar kötü olursak olalım, sonuçta bir atıp üç puan alıyorsak sorun değil! Zaten sezon sonunda iyi göze hoş gelip oynadığın futbol ile değerlendirilmiyorsun.
Futbol her ne kadar basit oyun ise de yanınızda biraz da şans olmalı. Ayrıca Bursaspor’umuz erken dakikalarda bulacağı bir gol hem rakibi demoralize eder hem takımımız oyuncularını saha içinde taraftarımızı da tribünlerde bir kat daha motive ederdi. Maça gereğinden fazla “motive” olmamız da hata yapmamıza sebep verebilirdi. Tabii ki bu durum “lider” takımımıza yakışmazdı, aramızdaki puan farkını açsa da hali hazırda ligin bitmesine daha dört hafta var ki geçirdiğimiz zorlu haftanın içinden iyi çıktık. Peş peşe oynanan karşılaşmalardan ki bunlar basit karşılaşmalar değil her bir takım hem kendini ilk altıya atmaya çalışan veya ilk altı içinde olmak isteyen yada bir hedefi olan takımlardı…
Bu maç sonucu bir gollü skor ve üç puan alınarak bitti. Bursaspor’umuz bu maçtan üç puan ile ayrılmasına sebep olan birkaç ana unsurlar oldu. Taraftarın birleşmesi ne kadar büyük bir unsur olduğunu ve bunun ile birlikte ne kadar büyük bir itici bir güç olduğunu bir kez daha gol sevinci ve maç sonundaki muazzam adeta dosta düşmana “Rönesans “ tablosu nazire yapacak şekilde göstermesini bildi… Boşuna söylenmemiş “birlikten kuvvet doğar”.
Maça gelir isek hala tribünlerimizde skor 1-0 bile olsa acaba maçı alabilir miyiz sorusu var gibi… Aslına bakarsanız 1-0 iken kaçırdıklarımızı bir atsak ilk yarı beş olur ve maç biterdi. Biraz şansızlık biraz beceriksizlik ile kaçırılan pozisyonlar maç sonunda aleyhimize bitmedi. (şükür)
İkinci yarı bir ara atmayana atarlar korkusu olmadı değil… Kasvet sezonları boyunca oynadığımız futbol ile pozisyon zenginliğimiz ile Bursaspor arma sevdalıları olarak bir gün gelecek Bursaspor’umuz zincirini kıracak bunu bütün ülke görecek dediğimiz günleri yaşamak bizlere gurur veriyor… Bu durumda olmamızı sağlayan gecelerini gündüzlerine katıp emek harcayan yönetim kurulumuz ve çok kıymetli Başkanımıza ne kadar teşekkür etsek az. Biz artık yönetim kurulumuz ve Başkanımızın bizden istediği her ne olursa emir bilerek hareket etmeye alıştık. Süper denilen lige kadar olan bu yolculukta öyle de olmaya devam edecek . Her Bursaspor sevdalısı şimdiden 23 Elazığ FK maçında acaba statta yer bulabilir miyim düşüncesi kapladı.
İşte şimdi Bursaspor’umuzu izleyin… Nasıl tribünü ile sahadaki futbolcusu ile kenetlenecek ve bir seri galibiyetler ile de bu ligdeki bize ayrılan sürenin sonuna zaferlere her maç bir yenisini ekleyip yolculuğumuza devam edip ipi zirvede göğüsleyeceğiz inşallah… Acemi terziye atlas versen hiç eder, usta terziye Amerikan bezi versen sana takım elbise diker. Şimdi bizim üzerimize düşen ise o elbiseyi Bursaspor’umuzun üzerinde güzel durmasını sağlamak.
Bu elbiseyi diken ellere yani Yönetim Kurulumuz ve Başkanımıza her koşul ve şartlar ne olursa olsun destek olmaktan geçer… Bence pazar günü evimizde oynayacağımız maçta bir Yeşil Beyaz izdihama tüm ülke spor basını bir kez daha hazır olmalı…
Son Sözü Yokki Bu Aşkın Bize…
Haberi Yorumla