Hepimiz Mart gelsin de şu maç oynansın diye bekledik. Rakibimiz bir Balkan ekolü; kağıt üzerinde bize karşı şansı az görünse de, bu kültüre sahip bir takım olduğu için kolay bir maç değildi.
Montella, bir kez daha Milli Takım’da kulüp mantığını sürdürmeye devam etti. Bugün oyuncuların form durumuna bakarak kadro kurulacak olsaydı, Ozan Kabak ve Orkun ikilisini sahada görmeyi beklerdik.
İlk devrede Romanya, alan savunması konusunda istediğini kısmen sahaya yansıttı. Gol yerse dağılacağını biliyordu. İlk yarıda arkada zaman zaman boşluklar bıraktık ama biz de onlara hızlı çıkma imkânı tanımadık. Lucescu, bu oyunu iyi oynatan bir teknik adam; Mihăilă ve Man gibi hızlı oyuncularla sahadaydı. İki takım da ilk devrede doğru yerleşti. Milli takımımız baskı kurmasına rağmen üçüncü bölgede istediğini yapamadı.
İkinci yarıya hızlı başladık. Arda, harika bir pasla Ferdi’yi topla buluşturdu ve düzgün bir vuruşla takımımızı 1-0 öne geçirdi. Bu gol, hem karşılaşmanın hem de turun tek golü oldu.
Montella hoca, ülkeye 24 yıllık Dünya Kupası hasretini bitirmeye çok yakın. Ancak 1-0’a razı oyun ve Rumenlerin direkten dönen topu, bu anlayışın ne kadar riskli olduğunu da gösterdi.
Maçta bir eleştirim de şu olacak: Son haftaların formsuz ismi Kerem’i oyundan alıp Barış’ı ileride deneseydik, acaba gol ya da goller izler miydik? Tamam, Barış da çok iyi bir maç çıkarmadı ama Kerem de üçüncü bölgede pek etkili olamadı.
Biz bu çocuklara inanıyoruz. Bu kadro ile 24 yıllık hasret bitecek!

Haberi Yorumla