Bugün ben bu yazıyı yazarken, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi ikinci ön eleme turu final müsabakasında penaltılar sonucu OH Leuven takımına mağlup oldu. Sarı-lacivertli ekip Avrupa macerasına bir alt turnuvadan devam edecek.
Bununla beraber insan merak ediyor: Biz Avrupa’da neredeyiz? Durum erkeklerde olduğu gibi mi? Ben de aynı soruları soruyordum son günlerde ve derleyip topladığım bilgilerle siz değerli okurlara kısaca Avrupa maceramızı anlatmaya karar verdim.
Bilgi toplama aşamasında bana büyük yardımı dokunan Erdem Hocam’a, Erdem Göktürk’e teşekkürlerimle.
İstanbul Kuzeyspor: Şampiyonlar Ligi’ne gidemeyen şampiyon
Türk kadın futbolunun Avrupa hikâyesi sanılanın aksine 2009’da değil, daha ilk maç oynanmadan başladı. Üstelik bugün geriye dönüp bakıldığında da biraz buruk bir başlangıç.
Takvimler 2001 yılını gösterirken, ilerleyen yıllarda UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi adını alacak UEFA Kadın Futbol Kupası ilk kez düzenleniyordu. Türkiye şampiyonu Kuzeyspor da bu yeni organizasyonda mücadele etme hakkını kazanmıştı hem de kurucu takımlardan biri olma sıfatıyla. Katılım için gereken 15 bin İsviçre Frangının yanı sıra ulaşım ve konaklama masraflarının da karşılanması gerekiyordu. Aynı sezon kadın milli takımıyla 18 karşılaşmaya çıkan Federasyon, Kuzeyspor’un Avrupa macerası için gerekli maddi desteği sağlayamadı. Kulüp de bu yükü üstlenecek bir sponsor bulamayınca Türkiye’nin Avrupa hikâyesi daha başlamadan sona erdi.
Avrupa’da sahaya çıkabilmek için sekiz yıl daha beklememiz gerekecekti.

Sekiz yıl sonra gelen ilk maç
Türkiye, UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde ilk kez 2009-10 sezonunda Trabzonspor ile temsil edildi.
Bordo-mavililer Slovenya’daki eleme grubunun ilk maçında Krka’yı 2-0 mağlup ederek Türkiye’ye organizasyondaki ilk galibiyetini getirdi. Katya Tchkonia ilk, Özlem Önder ise ikinci golü kaydetti. Ancak Torres ve Slovan Duslo Šaľa karşısındaki mağlubiyetlerin ardından Trabzonspor eleme grup aşamasında elendi.

Bir sonraki sezon Türkiye şampiyonu Gazi Üniversitesi Avrupa’ya gitti. Fakat şampiyon kadronun 7 as oyuncusu yaz aylarında Ataşehir Belediyespor’a transfer olmuştu. Gazi Üniversitesi, Avrupa’ya önemli ölçüde değişmiş ve gençleşmiş bir kadroyla çıkmak zorunda kaldı ve 28 takımın mücadele ettiği eleme aşamasında grubunu geçemedi.
2011-12 ve 2012-13 sezonlarında Türkiye’yi temsil eden Ataşehir Belediyespor da iki sezon üst üste grup elemelerinde turnuvaya veda etti.

Konak Belediyespor
Bu tabloyu değiştiren takım 2013-14 sezonunda Konak Belediyespor oldu.
İzmir temsilcisi diğer örneklerden farklı olarak Avrupa’ya daha planlı hazırlandı. Kadrosunu güçlendirdi, PAOK ve Cluj ile hazırlık karşılaşmaları oynadı ve eleme grubundaki üç maçını da kazanarak grup aşamasını geçen ilk Türk takımı oldu. Ardından Son 32 turunda Unia Racibórz’u eleyen Konak, UEFA Kadınlar Şampiyonlar Ligi’nde Son 16’ya kadar ilerledi. Neulengbach karşısında oynanan iki karşılaşmanın da 3-0 kaybedilmesiyle Avrupa macerası sona erdi.
Aradan geçen yıllar düşünüldüğünde Konak’ın başarısının değeri daha iyi anlaşılıyor. Çünkü 2013-14 sezonunda ulaşılan Son 16 seviyesi, Türk kadın futbolu açısından devamı getirilen bir başlangıç değil, büyük ölçüde tek başına kalan bir başarı oldu.
Ayrıca TRT Konak’ın Son 16 turundaki ilk karşılaşmasını yayınlayacağını açıklamasına rağmen maçı herhangi bir gerekçe belirtmeden ekranlara getirmedi. Yaşanan tepkilerin ardından rövanş karşılaşması yayınlandı ve mücadele TRT’den canlı yayınlanan ilk Kadınlar Şampiyonlar Ligi maçı oldu.
Konak Belediyespor sonraki dört sezon boyunca Türkiye’yi Avrupa’da temsil etmeye devam etti. Ancak 2014-15 ile 2017-18 arasındaki bu dört katılımın hiçbirinde eleme grupları aşılamadı. Dolayısıyla 2013-14’teki başarı bir standarda dönüşmedi.
Sorun yalnızca rakiplerin güçlü olması değildi
2018-19 sezonundaki Ataşehir Belediyespor örneği, Türkiye’nin Avrupa’daki problemlerinin yalnızca sportif olmadığını gösteren çarpıcı vakalardan biriydi. Oyuncularla yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle Ataşehir, eleme grubundaki son karşılaşmasına genç ağırlıklı ve yalnızca 13 kişilik bir kadroyla çıktı. İstanbul temsilcisi turnuvaya grup aşamasında veda etti.

Beşiktaş
Bir yıl sonra Beşiktaş çok farklı bir senaryoyla elendi. Siyah-beyazlılar, ev sahibi ve Hollanda şampiyonu Twente ile 2-2 berabere kaldığı grubu yenilgisiz ve 5 puanla tamamladı. Ancak yalnızca grup liderinin tur atladığı sistemde 7 puan toplayan Twente’nin arkasında ikinci kaldı.
Beşiktaş, Avrupa’da tek maç kaybetmeden elenmişti.

Değişen format, değişmeyen sonuç
2020-21 sezonunda organizasyon formatının değişmesiyle grup elemelerinin yerini doğrudan eleme karşılaşmaları aldı. Türkiye’yi temsil eden ALG Spor, ilk turda Vllaznia karşısında uzatmaların son dakikasında yediği golün ardından penaltılara giden karşılaşmayı kaybederek elendi.
2021-22’de Beşiktaş, 2022-23’te ALG Spor ve 2023-24’te ABB FOMGET, iki aşamalı eleme sisteminin ilk turunda Avrupa’ya veda etti.

Galatasaray yeni bir kapı açtı
2024-25 sezonunda sarı-kırmızılılar iki eleme turunu da geçerek yeni formatta grup aşamasına kalan ilk Türk takımı oldu. Üstelik bunu yaparken Avrupa kadın futbolunun önemli ekiplerinden Slavia Prag’ı da saf dışı bıraktı.
Grup aşamasında çıta çok daha yukarıdaydı: Lyon, Wolfsburg ve Roma…
Avrupa kadın futbolunun devleri karşısında Galatasaray istediği sonuçları alamadı ve organizasyona grup aşamasında veda etti.

Ankara’da 7 bin 600 kişi
2025-26 sezonunda Türkiye’yi bu kez ABB FOMGET temsil etti. Ankara ekibi Şampiyonlar Ligi’nde ilk eleme turunu geçmesine rağmen ikinci turda Slavia Prag’a elendi. Ancak Avrupa macerası burada sona ermedi. HJK’yı 3-2 mağlup eden FOMGET, yoluna UEFA Kadınlar Avrupa Ligi’nde devam etme hakkı kazandı. Burada Bosna Hersek temsilcisi SFK 2000 ile karşılaşan Ankara ekibi, penaltı atışları sonucunda turnuvaya veda etti.
Ankara’da oynanan mücadeleyi 7 bin 600 kişinin tribünden takip etmesiyle karşılaşma, UEFA Kadınlar Avrupa Ligi’nin 2025-26 sezonunda tribünden en çok izlenen maçı oldu.

Bayrak şimdi Fenerbahçe’de
Ve geldik 2026-27 sezonuna…
Sarı-lacivertliler, Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turu yarı finalinde Ukrayna temsilcisi Metalist 1925 Kharkiv’i saf dışı bırakarak finale yükseldi. Finalde Belçika şampiyonu OH Leuven’e mağlup olan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ne veda etti. Ancak Avrupa yolculuğu henüz bitmedi. Fenerbahçe yoluna UEFA Kadınlar Avrupa Ligi’nde devam ediyor.
25 yılın bilançosu
Bütün bu kronolojiyi yan yana koyduğumuzda ortaya yalnızca “Türk kadın futbolunun gelişimi” şeklinde anlatılabilecek bir tablo çıkmıyor. Aksine, ciddi biçimde sorgulanması gereken bir süreklilik problemi görülüyor.
Türkiye’nin yaklaşık 25 yıllık bilançosu birkaç önemli istisna dışında erken vedalarla dolu.
Çeyrek asırlık süreçte Avrupa ölçeğinde gerçekten öne çıkan iki dönem sayabiliyoruz: 2013-14 Konak Belediyespor ve 2024-25 Galatasaray. Bu süreçte de iki dönem arasında tam 11 yıl bulunuyor. Bu iki başarının arasını da dolduracak düzenli bir Avrupa performansı ortaya konulamadı. Hakkını yemeyelim: Namağlup bir şekilde gruptan çıkamayan Beşiktaş’ın çabası ve eforu da takdir edilmelidir.
Yalnızca lig kurarak, takım sayısını artırarak, her sene liglerin statüsünde yama yaparak veya baştan aşağı değiştirerek kadın futbolundaki gelişimimizi ileri götürmemiz mümkün değil. Süreklilikten kopuk, her gelenin kendi borusunu öttürdüğü ülkemizde Avrupa performansımız, yerel “başarılarımızın” uluslararası seviyede ne kadar karşılığı olduğunu daha çıplak biçimde gösteriyor.
Dilerim ki ileri de bu yazıyı tekrar okuma şansım olduğunda çağdaş futbolu yakalamış bir lige ve futbol aklına sahip bir ülke oluruz.

Haberi Yorumla