Trendyol 1. Lig’in 9. haftasında Bursaspor, Matlı Stadyumu’nda konuk ettiği Mardin 1969 Spor’a 2-1 mağlup olarak sadece kritik bir üç puan kaybetmedi; aynı zamanda saha içi organizasyonu, taktik disiplini ve kriz yönetimi konularında da adeta sınıfta kaldı…
Doğru ve olması gerektiği her zaman teknik ekibimizin yaptığı doğruları nasıl dile getirip sizlerle aktarmaya çalıştıysam dün oynanan oyun üzerinden de yapılan yanlışları dile getirmek doğru eleştiride bulunmak ilerleyen haftalar için bizim için çok önemli… Maçı futbolun evrensel doğruları üzerinden okuduğumuzda, ortaya çıkan tablo net: Bu mağlubiyet talihsizlik ya da şanssızlık değil, baştan sona yapılan zincirleme hataların doğal bir sonucudur…
Modern futbolda galibiyetin anahtarı, rakibin baskısını kırıp topu savunmadan hücum hattına akıllıca taşımaktan geçer. Ancak Bursaspor, karşılaşmanın ilk düdüğünden itibaren Mardin ekibinin ön alanda uyguladığı agresif baskıya hiçbir çözüm üretemedi…
Savunmadan çıkarken yapılan hatalı pas tercihleri ve topsuz alandaki hareketsizlik, rakibin iştahını kabarttı. Yenen ilk gol, görünürde basit bir bireysel hata gibi dursa da aslında Bursaspor’un organizasyon eksikliğinin acı bir faturasıydı…
Ivan Šaranić ve Amine Boutrah gibi ayaklarla genişlik aransa da kolektif bir hücum aklı sahaya yansıtılamadı. Rakip yerleşik savunmaya geçtiğinde tempo artırılamayınca, tüm umutlar oyuncuların kişisel becerilerine kaldı. Milli ara öncesi Toral Bayramov’un ilk 11 başlaması nasıl hatalı bir seçimse dün de Lewis Baker ile maça başlamak başlı başına hatalı bir seçimdir…
Soyunma odasından çıkarken yapılan üç radikal değişiklik (Šaranić – Hüseyin Maldar, Baker – Eyüpcan Akcan, E.K.Gültekin – Baran Başyiğit), aslında teknik heyetin “Bizim maç başı planımız tamamen başarısız oldu” itirafıydı…
İkinci yarının başında yapılan bu hamleler, orta saha direncini kırarak geçiş savunmasını tamamen zayıflattı. 79’da Barış Gök’ün yerine Ertuğrul Ersoy’un sadece hava topu üstünlüğü baz alınarak yapılan değişiklik skor riskini tamamen artırıldı. Bu kumar 81. dakikada beraberlik golünü getirse de sahadaki zaten bir oturmayan düzeni de altüst etti ve maçı kontrolsüz bir “yazı-tura” oyununa çevirdi…
Futbolun yazısız ama altın kuralıdır: Bir maçta beraberlik golünü attıktan sonraki ilk 5-10 dakika, taktik disiplinin en üst seviyede tutulması gereken andır…
Bursaspor ise 1-1’i bulduktan sonra galibiyet coşkusuyla tüm savunma emniyetini bir kenara bıraktı. 90+4. dakikada yenilen galibiyet golünde stoper çizgisinin yakalandığı kademe hatası, bu seviyedeki bir lig mücadelesinde kabul edilemez. Skor zora girdiğinde saha kenarının yaşadığı panik ve kaybettiği soğukkanlılık, doğrudan saha içindeki oyunculara sirayet etti. Rakip geride az adamla yakalanmış ve hücum için aksiyon aldığımız dakikalar da hakemin oyna devam et “FAUL YOK” dedikten sonra Zeki Yavru’nun topu taca atmasını da hiçbir şekilde kabul etmiyor ve anlamış değilim.
Futbol; sadece taraftar desteğiyle, istekle ya da duygularla oynanan bir oyun değildir. Alan, zaman ve disiplin yönetimidir…
Bursaspor, kendi evinde taraftarının yarattığı harika atmosfere rağmen; yanlış maç planı, panikle yapılan oyuncu değişiklikleri ve maçın son anlarındaki konsantrasyon kaybı nedeniyle hak ettiği bir mağlubiyet aldı. Yeşil-beyazlıların bir an önce radikal ve anlık hamlelerden vazgeçip, saha içi dengesini koruyan kararlı bir oyun kimliği inşa etmesi şart…

Haberi Yorumla