Trendyol 1. Lig’in 10. haftasında deplasmanda Muğlaspor ile karşılaşan Bursaspor, sahadan 3-0’lık net bir galibiyetle ayrılarak zirve yürüyüşündeki kararlılığını bir kez daha ilan etti. Skordan bağımsız olarak, karşılaşmanın İkinci yarısı sahadaki futbolun analizi yapıldığında modern futbolun temel gereksinimlerini yerine getiren, oyunu ve tempoyu kontrol eden olgun bir takım yapısı olduğunu öncelikle söylemekte fayda var…
Bursaspor maça, deplasman futbolunun yazılı olmayan kurallarına sadık kalarak başladı. Muğla Atatürk Stadyumu’nun zemin ve coğrafi şartlarında risk almayan, savunma mesafelerini dar tutan ve ilk yarıda rakibini tartarak geçiren bir Bursaspor izledik.
Uzun süreden sonra Ertuğrul Ersoy liderliğindeki savunma hattı, geride derinlik bırakmayarak Muğlaspor’un geçiş hücumlarını başlamadan kesti. İlk yarıda tabelanın değişmemesi bir zaaf değil, Bursaspor’un rakibin fiziksel direncini kırma stratejisinin bir parçası olduğunu söyleyebiliriz…
Orta sahada Juergen Elitim ve Lincoln Henrique’nin yönlendirdiği hücum kurulumları, takımın oyunu dilediği gibi genişletmesine ve daraltmasına imkan tanıdı. Bursaspor oyunu dikine oynamak yerine sabırla Muğlaspor savunmasının dengesini bozacak boşlukları aradı.
Futbolun en temel doğrusu; plan kadar müdahale zamanlaması ve kulübe derinliğidir. Bursaspor teknik heyeti, oyuncu değişiklikleri ile verdiğini reaksiyon rakibin ilk 45 dakikada harcadığı efora karşılık ikinci yarıda ritmi artıran hamlelerin başarıyla sahada uygulanması her BURSASPOR’lu gibi bizleri de mutlu etmeye yetti…
İlk goldeki katkısı sonrası neden bu değişiklik oldu diye sorduğumuz Halil Akbunar’ın yerine oyuna dahil olan Hüseyin Maldar, Bursaspor’un hücum hattına dinamizm ve tazelik kattı. Oyuna girdikten sadece 19 dakika sonra skoru 3-0’a getiren golü atması, kenar yönetiminin rakip analizi ve hamle zamanlamasındaki başarısını kanıtladı. Halil Akbunar’ın kendi isteği ile kenar yönetime değiştirilmek istediğini maç sonrasında öğrendikten kafamızdaki soru işaretleride kalkmış oldu…
Lewis Baker, Emir Kaan Gültekin, Zeki Yavru ve Baran Başyiğit gibi isimlerin oyuna girmesi, maçın son bölümünde Muğlaspor’un baskı kurmasını tamamen engelledi. Oyuna giren her oyuncunun sistemin parçası gibi sırıtmadan katkı vermesi, Bursaspor’un geniş kadro kalitesini gösterdi…
İlk yarıda sabırlı, ikinci yarıda yıpratan ve bulduğu fırsatları sayısal üstünlüğe çeviren yeşil-beyazlılar, organizasyonu ve kadro kalitesiyle bizler için olması gerektiği şekilde 1. Lig içinde en ciddi şampiyonluk adaylarından biri olduğunu tescillemiş oldu…
Muğlaspor karşısında 3 gole de doğrudan etki eden (2 Gol, 1 Asist) Iheanacho, Trendyol 1. Lig standartlarının üzerindeki kalitesini bir kez daha kanıtladı. Bursaspor’un deplasmanda oyun temposunu elinde tutmasında ve yakaladığı kısıtlı fırsatları yüksek yüzdeyle skora dönüştürmesinde ana mimar konumundaydı…
Bursaspor kulüp tarihinde Fernandão’ya ait olan üst üste 8 maçlık gol rekorunu kırıp çıtayı bambaşka bir seviyeye taşıdı…
Sol ayağının tekniği, ceza sahasındaki pozisyon alma sezgisi ve arkadaşlarını oyuna dahil eden pas zekasıyla (Muğlaspor maçında Hüseyin Maldar’a attırdığı golde olduğu gibi) bencil olmayan gerçek bir lider profili çiziyor…
Kelechi Iheanacho, Bursa şehrine ve yeşil-beyazlı formaya sadece gollerini getirmedi; beraberinde bir kazanma alışkanlığı, üst düzey profesyonellik ve şampiyonluk inancı getirdi. Sezon başında atılan o imza, bugün Bursaspor tarihinin en isabetli ve iz bırakan transfer hamlelerinden biri olarak yeşil-beyazlı hafızaya kazınmış durumda…
Her ne kadar bu transferi yönetici ve transfer komitesi başarısı olarak tanımayan renktaşlarımız olsada Rabb’im bu transferin gerçekleşmesi için emeği geçenlerden binlerce kez razı olsun…
Son Sözü Yokki Bu Aşkın Bize…

Haberi Yorumla