Sezon başında ortaya konan en az play-off hedefi, bugün tabloya bakıldığında fazlasıyla karşılığını bulmuş durumda. Muşspor, ilk yarıyı hem puan hem de oyun olarak istediği noktada tamamladı. Dahası, bu takımın potansiyeli yalnızca bugünü değil, ikinci yarıyı da güçlü biçimde işaret ediyor.
Sezona, grubun en güçlü şampiyonluk adaylarından Mardinspor’u 1-0 mağlup ederek başlamak bir tesadüf değildi. O maç, Muşspor’un bu sezon sahada neyi hedeflediğinin ilk net göstergesiydi. Ancak ikinci haftada Isparta deplasmanında iyi oyuna rağmen gelen mağlubiyet, sezonun en belirgin sorun alanını da ortaya çıkardı: deplasman istikrarsızlığı.
DEPLASMANDA KAYIP PUANLAR, SAHADA UMUT VEREN OYUN
Bu sezon dış sahada oynanan 9 maçta alınan 3 galibiyet, 2 beraberlik ve 4 mağlubiyetle toplanan 11 puan, kağıt üzerinde vasat görünebilir. Ancak Muşspor ilk 8 sırada yer alan ve direk rakiplerinden 5’i ile deplasmanda oynadığını unutmamak gerekiyor. Ayrıca Bursaspor ve Gebzespor karşılaşmalarında oynanan oyun ve kaçan galibiyetler, Muşspor’un aslında çok daha yukarıyı hak ettiğini gösteriyor. O maçlardan alınacak iki galibiyet, bugün bambaşka bir puan tablosunu konuşuyor olmamıza yetebilirdi.
Yine de son haftalarda deplasmanda sergilenen futbol, ikinci yarı adına ciddi bir umut veriyor.
İÇ SAHADA DUVAR GİBİ MUŞSPOR
Muşspor’un ligde bulunduğu konumun temel taşı ise hiç şüphesiz iç saha performansı. Evinde oynadığı 8 maçta 6 galibiyet ve 2 beraberlik alarak 20 puan toplayan sarı-beyazlılar, adeta iç sahayı rakipler için çıkılmaz bir deplasmana çevirdi.
Üstelik bu yalnızca bu sezonla sınırlı bir başarı değil. Son üç normal sezonda kendi sahasında oynadığı 33 maçta mağlubiyet yüzü görmeyen Muşspor, bu alanda çok özel ve saygı duyulması gereken bir istikrar yakaladı.
7 PUANLIK FARK, KAPANMAYACAK BİR FARK DEĞİL
İlk yarı sonunda liderle aradaki 7 puanlık fark, futbolun doğası düşünüldüğünde asla ürkütücü değil. Özellikle ikinci yarıda deplasman performansını yukarı çeken, kadrosunu nokta atışı takviyelerle güçlendiren bir Muşspor, şampiyonluk yarışının doğrudan favorilerinden biri haline gelir.
Bu noktada yönetimin geçen sezon takımı şampiyon yapan Fatih Çardak ile devam etmesi, sezonun en doğru ve en isabetli kararı oldu. Takımı, oyuncuları ve şehri tanıyan bir teknik adamla yola devam etmek, istikrarın en somut göstergesi. Geçen yıldan korunan iskelet ve sisteme uygun yapılan hamleler, Muşspor’u zirve hedefinden koparmadı.
14 KİŞİYLE GELEN 10 PUAN: ALKIŞI HAK EDEN ÖZVERİ
Belki de ilk yarının en çarpıcı bölümü, bahis soruşturması nedeniyle ligin son 4 maçını yalnızca 14 oyuncuyla tamamlayan Muşspor’un bu süreçten 10 puan çıkarması oldu. Bu, yalnızca teknik bir başarı değil; karakter, dayanışma ve inancın sahaya yansımasıdır.
Takım kadrosu üzerinden bireysel performans değerlendirmeleri yapmak çoğu zaman yanıltıcıdır. Bu işi en doğru şekilde yapacak kişi de zaten teknik direktördür. İkinci yarıda kimlerin ayrılacağı, kimlerin takıma katkı sağlayacağı ve yapılacak transferlerin nasıl bir etki yaratacağı, Fatih Çardak’ın yapacağı doğru analizlerle netleşecektir.
Sonuç olarak Muşspor, ilk devreyi yalnızca hedefinde değil, umut veren bir tabloyla tamamladı. Bu takım, doğru dokunuşlarla ikinci yarının hikâyesini yazabilecek güce ve inanca fazlasıyla sahip.

Haberi Yorumla