Hafta arası deplasman mücadelesinde Arnavutköy Bld. Spor’a konuk olan takımımız, maç öncesinde toplamda yalnızca bir günü tam antrenman olarak tamamlamıştı. “Yeni” demek istemediğim; herkes tarafından Bursasporlu duruşu ile bilinen, daha önce hem futbolcu hem de antrenör olarak görev almış olan Teknik Direktörümüz Mustafa Er’in, sahada görmek istediği oyunun karşılığının doksan dakikaya tam olarak yansımayacağını, ancak takım oyunu anlamında üzerine koyarak devam edeceğini dile getirmiştim. Nitekim hafta arası deplasmandaki mücadelede, özellikle ikinci yarıdaki futbolun gelişimi adına faydalı olacağı da ifade edilmişti.
Adanaspor karşısında alınan net skor, camiaya moral depolarken; teknik direktörümüzün dokunuşlarının sahada meyvelerini vermeye başladığını söylemek mümkün. Ancak asıl sınav, oyunun karakterini test edecek olan Isparta deplasmanı olacak.
Adanaspor maçı, takımın beklenen futbolu skor anlamında yansıttığını; bu sonucun hem takımımıza moral hem de özgüven aşıladığını söylemek gerekir. Lakin benim için gerçek gösterge olacağını düşündüğüm maç yine Isparta deplasmanı olacak. Hocamız da maç sonu değerlendirmesinde bu konuya vurgu yaptı.
Rakip olmamıza rağmen, geçmişteki ve gelecekteki ikili ilişkilerin iyi olduğu dost kulübün saha içindeki onurlu mücadelesini yürekten alkışlıyorum. Üzerlerindeki formayı devre arası dahi değiştiremeden, bu yağışlı havada var olma mücadelesi vermeye devam ediyorlar. Asıl mücadeleyi, kulübü yaşatmaya çalışanların şehirlerindeki vurdumduymazlığa rağmen yılmadan yollarına devam etmeleri oluşturuyor. Adana, bizler için her daim turuncu ve öyle olmaya devam edecek.
Alınan galibiyetin; şampiyonluk yolunda fikstürdeki en yakın rakibimizin puan kaybetmesiyle birlikte zirvedeki yerimizi sağlamlaştırmak ve tek rakibimizin yine kendi saha içi oyunumuz olduğunu göstermek adına son derece kıymetli olduğunu söylemeliyim. Birçok renktaşımla aynı fikirde olarak, oyun anlamında benim için gerçek gösterge yine Isparta maçı olacak.
Adanaspor maçının ilk yarısında baskılı oyunu sahada görüyoruz; fakat hâlâ son vuruşlarda netlik sağlayamıyoruz. Top ve oyun kontrolünün bizde olması, rakipten topu geri kazanma süremizin geliştiğini net şekilde gösteriyor. Ancak çıkmakta zorlanan bir ekibe karşı, penaltı pozisyonuna kadar skoru lehimize çevirecek, “bu da kaçar mı?” diyeceğimiz net bir pozisyon yoktu. Bu durum, hafta arası oyun planları içerisinde teknik ekibimiz tarafından değerlendirilecek ve her anlamda sahada üzerine koydukları futbolu bu açıdan da geliştireceklerdir. Bundan yana hiç şüphem yok.
Adanaspor maçının iki yarısı da, yağış nedeniyle zeminin ağırlaşmasıyla bir ara adeta kör dövüşüne dönen dakikalara sahne oldu. Ancak o anlarda gol, adeta oyuncularımızdan gol olup yağdı.
Şampiyonluk yolunda dolu dizgin gideceğimiz, gelecek seri galibiyetlerin habercisi ve devamı niteliğindeki bu maçı net bir skorla geçmek; hem tribünlerdeki bizlere hem de saha içindeki oyuncularımıza keyif verdi.
Alınan bu net skorlu galibiyet; teknik direktörümüz ve ekibiyle birlikte gelecek Isparta ve oynanacak diğer maçlar öncesinde, birçoğumuzun kafasındaki “acaba” ve “nasıl olacak?” sorularının silinmesine yardımcı olurken, bizlere de gelecek olan şampiyonluk için hazırlanmamız gerektiğini hatırlattı.
Son sözü yok ki bu aşkın bize…

Haberi Yorumla