Taraftarı olduğunuz bir takımın maç analizini yazmak hakikaten zor bir mesele. Bu, eğer şehir takımınız ise; üstüne bir de taraf olduğunuz takımın tanınmaz haldeki oyunu o gün sahne alırsa… Sahneye koyacağınız oyun, oyun olmaktan; kâğıda dökeceğiniz yazı ise yazı olmaktan çıkıyor.
Yapılan ve herkes tarafından kabul gören transferler sonrasında, sahadaki daha ilk dakikalardan itibaren ortaya koyduğu oyun baştan çıkaracak cinsten değildi; fakat maçtan çıkaracak şekilde oldu. Nitekim BURSASPOR’umuz ikinci golü yediğinde; sahadaki oyuncular şaşkın, teknik direktör çaresiz, taraftar da tribünde umutsuzdu…
Yüzleşmeliyiz… Oyuncular, teknik heyet, herkes bu hâlimizle yüzleşmeli. Kimle yüzleşmeyiz derseniz… Pozisyonlarla. Verilen, alınan; toplu ya da topsuz pozisyonlarla… Bir korner atışında, sadece bir korner atışında ve akabinde ceza sahasından kontrollü şekilde çıkmadan, farklı pozisyonlarda peş peşe gol pozisyonlarına izin verirseniz size acemi demekten başka sözüm olmaz, kusura bakmayın. Tüm bu pozisyonları bir dakikada, yani altmış saniye içinde yaşadık…
Yüzleşmeliyiz… Birkaç yazımda, hakemleri de iyi analiz etmeliyiz; oyun anlayışımızın içinde hakemin istatistiklerini incelemenin ve bunu oyuncularımıza aktarmanın faydalı olacağını söylemiştim. Verilmeyen veya verilen birçok hatalı karar, alınan mağlubiyetin tuzu biberi oldu. İlk yarı 16. dakikada Halil Akbunar’ın yaşadığı şaşkınlık, bu ligdeki hakem kalitesini anlatmaya yeter de artar.
Oyuncu grubumuz bu oyun anlayışına uygun mu, yoksa değil mi? Bunu ilk lig maçında alınan mağlubiyet sonucuna göre değerlendirmek tabii ki yanlış; ama oyuncu grubumuzun bireysel niteliklerine uygun bir oyun anlayışıyla sahada mücadele etmek, bize her anlamda kazanç sağlayacaktır. Devre arası hazırlık döneminin rakiplerimize göre daha uzun olması, uyum sürecinde bize olumlu yansıması beklenirken; saha içinde bunu oyuncularımızdan göremediğimizi net şekilde ifade etmeliyim. Saha içindeki mücadele, benim beklentimin altında kaldı ve ne yazık ki karşılayamadı. Bunda biraz da sahadaki oyuncu kurgusunun yanlış olmasının etkili olduğunu söylemeliyim.
İlk resmî mücadelesinde kolu kırılan futbolcumuz Baran Başyiğit’e geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Golleriyle aramıza en kısa zamanda dönmesini bekliyoruz. Bir sonraki evimizdeki maçta, taraftarımızın önünde oyuncularımızın kendilerini affettirmek için var güçleriyle mücadele edeceklerini; bu yaşanan maçı bizlere unutturacak bir performansla sahada olacaklarından hiçbir şüphem yok.
Son sözü yok ki bu aşkın bize…

Haberi Yorumla