Maç saatinden saatler önce 40.000 Bursasporlu, stadyum çevresini adeta bir karnaval alanına çevirirken; yeşil-beyaz sevdalıları daha ilk düdük çalmadan gecenin rengini belli etmişti.
Tribünlerin hınca hınç dolması, başlama düdüğüyle birlikte yükselen desibel ve senkronize tezahüratlar; Bursa’da sıradan bir hazırlık maçı değil, adeta sevdikleri ve gönül verdikleri renklere kavuşmanın mutluluğuyla her maçın ayrı bir futbol bayramına dönüştüğünü bir kez daha kanıtladı.
Yedek kulübesindeki teknik heyet ve oyuncuların, Teksas tribününün hazırladığı görsel şovları ve atkı koreografisini cep telefonlarıyla kaydetmeye çalışması, atmosferin onları ne denli etkilediğinin en somut göstergesiydi.
Maçın ilk 15 dakikasında Shakhtar’ın yaptığı pas hatalarında ve oyuna odaklanmakta zorlanmasında, tribünlerin oluşturduğu bu devasa ses duvarının payı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Futbolda seviyesi yüksek maçlar, sadece yeteneklerin değil; taktiksel disiplinin ve oyun planına bağlılığın da sınandığı bir satranç tahtasıdır. Shakhtar Donetsk gibi topa sahip olma alışkanlığı üst düzey, teknik kapasitesi yüksek bir takıma karşı sahaya çıkıyorsanız, mat olmamak için hamlelerinizi milimetrik hesaplamak zorundasınız. Bursaspor’un sahadaki duruşu da tam olarak bu anlayışın bir yansımasıydı.
Maçın başlama düdüğüyle birlikte sahadaki en belirgin detay, Bursaspor’un savunma bloğundaki kompakt yapıydı. Defans hattı ile orta saha arasındaki mesafeyi 10-15 metreye kadar düşüren yeşil-beyazlılar, Shakhtar’ın en tehlikeli silahlarından biri olan hatlar arasına sızma planını daha baştan etkisiz hâle getirdi.
Rakibin pas trafiğini yönlendirmek de başlı başına bir taktik beceridir. Bursaspor, merkez koridoru adeta bir duvar gibi kapatarak Shakhtar’ı oyun kurulumunda dış alanlara, yani kanatlara yönlendirdi. Bu durum rakibin temposunu düşürürken, Bursaspor’un alan savunmasındaki konsantrasyonunu ve yardımlaşma disiplinini üst seviyeye taşıdı.
Shakhtar hücuma çıkarken beklerini öne sürüp oyunu genişlettiğinde, arkalarında bıraktıkları büyük boşluklar Bursaspor’un en önemli hedefi hâline geldi. İşte burada devreye dikey ve hızlı geçiş hücumları girdi. Top kazanıldığı anda yapılan en kritik hamle; yana ya da geriye pasla zaman kaybetmek yerine, dikine atılan kaliteli paslarla rakip savunmanın dengesini bozmaktı.
Özellikle Barış Gök oyuna dahil olduktan sonra yaptığı hızlı kanat çıkışları ve boşluklara attığı agresif koşular, Bursaspor’u skora en fazla yaklaştıran taktiksel silah oldu.
Bu maç özelinde hücum anlamında çok etkili olduğumuz söylenemez. Ancak orta saha ve kanat oyuncularının topla olan ilişkileri gerçekten bizleri mutlu etti. Yalnız orta alandaki ve kanatlardaki bu kaliteyi, hedef paslarla ileride görev yapan Kellechi ve Baran gibi oyuncularımıza aktaramazsak, skora ulaşma konusunda zorluk yaşayabiliriz.
Teknik ekibimize inanıyor ve güveniyoruz. Bizlerin dikkatini çeken bu duruma gerekli müdahaleyi mutlaka yapacaklardır. Aksi hâlde sahada 90 dakika göze hoş gelen futbol ile kendimizi avutur, forvet hattına yaptığımız nokta transferden beklediğimiz gol özlemine her maç bir yenisini daha ekleriz.


Haberi Yorumla