Alt Ligler ibaresinden kurtulmuş olmakla beraber, TFF 1. Lig’deki sezon öncesi ilk köşe yazımla yeni sezona yavaştan başlayalım istedim. Bu gururu bizlere yaşatan her bir yönetim kurulu üyemize ne kadar teşekkür etsek az kalacaktır. Rabbim onlardan ve verdikleri mücadeleden razı olsun.
2025-2026 sezonunu muhteşem bir şampiyonlukla taçlandıran Bursaspor’umuz, sadece sahada kazanmakla kalmadı; bu şehrin küllerinden doğan o devasa aidiyet duygusunu da yeniden ayağa kaldırdı. Sezonun son düdüğünün çalmasından bu yana geçen kısa sürede yeşil-beyazlı camiada yaşananları, bir bütünleşme hikâyesinin nasıl başarıyla sonuçlandığını özetleyerek aktaralım.
Sezon devam ederken kırılan kombine rekorları ve resmi online satış sitesinde yaşanan yoğunluk nedeniyle sistemin kilitlenme noktasına gelmesi, sadece yeni sezona ve yeni sezon formalarına duyulan ilgiyi göstermiyordu. Bu tablo, yıllarca çekilen çilelerin ardından gelen başarıyı taraftarların göğsünde gururla taşıma arzusunun en net göstergesiydi. Taraftar, ait olduğu yere dönen kulübüne maddi ve manevi anlamda en büyük kalkan olacağını bu izdihamla bir kez daha kanıtladı.
Devam eden başarı ve şampiyonluk sürecinde camianın yüzünü güldüren, kenetlenmeyi daha da güçlendiren en anlamlı gelişmelerden biri de eski bir kulüp yöneticisinden geldi. Kulübün elini rahatlatmak ve transfer operasyonlarına güçlü bir zemin hazırlamak adına yapılan yüklü mali bağış, yönetim kurulumuzun ortaya koyduğu borçsuz Bursaspor vizyonuna ne kadar kararlılıkla bağlı olduğunu tüm camiaya ve ülkeye gösterdi.
Yönetim kurulunun oy birliğiyle ibra edildiği kongrede paylaşılan mali tablo ise Bursa şehrinin devasa bir enkazı nasıl el birliğiyle, güvenilir yönetim anlayışıyla ve şeffaf şekilde kaldırdığını gözler önüne serdi. Başkanımızın bu süreci en yalın haliyle anlatması ayrıca takdir topladı.
Birçok kulüp borçlarını ertelerken, Bursaspor son iki yılda devlete tam 397 milyon TL SGK ve vergi ödemesi gerçekleştirdi. Başkanımız Sayın Enes Çelik’in rakiplerine meydan okuyarak söylediği, “Bize çamur atanların takımları ne kadar vergi ödedi? Çıkın bizim gibi açıklayın.” sözü, açılan bu tertemiz sayfanın en net gurur nişanelerinden biri oldu.
Bu noktada taraftarlarımıza da küçük bir çağrı yapmak gerekiyor. Lütfen transfer duyumlarına ve kulislerde dolaşan fısıltılara inanmak yerine biraz sabır gösterelim. Yönetim kurulumuz bugüne kadar gereken her şeyi nasıl yaptıysa, bundan sonra da yapacaktır.
Yönetim kurulu, şampiyonluk sarhoşluğuna kapılmadan yeni sezon planlamasına jet hızıyla başladı. Transfer piyasasında savurganlık yapmak yerine takımın omurgasını koruyup nokta atışı takviyelerle kadroyu güçlendirme stratejisi izleniyor. Yapılan hamleler gösteriyor ki Bursaspor sadece bugünü değil, gelecekteki istikrarlı başarıları da hedefleyen, ayağı yere basan bir vizyonla hareket ediyor.
Yaz transfer döneminde birçok 1. Lig takımı yerli oyuncu arayışına girerken, Bursaspor’umuz o kadar güçlü ve planlı bir yerli omurga oluşturdu ki, Başkanımızın mali kongrede ifade ettiği gibi takıma yalnızca 1 veya 2 takviye yapılarak lige başlanabilecek bir noktaya gelindi. Süper Lig olarak adlandırılan üst ligdeki kulüplerle aramızdaki mali makas hâlâ açık olsa da, bunu kalıcı gelir sağlayacak projeler ve çalışmalarla kapatacağımıza olan inancımız tamdır.
Yönetim kurulumuzun göreve geldiği dönemde yaklaşık 1,6 milyon Euro seviyesinde olan kadro değeri, bugün 20 milyon Euro hedefi doğrultusunda ilerliyor. Bu bile tek başına yapılan işlerin büyüklüğünü anlatmaya yetiyor.
Velhasıl kelam; kulübümüzün önünde engel teşkil edecek en küçük taşlar ve pürüzler dahi sırasıyla, şeffaf ve profesyonel bir anlayışla ortadan kaldırılmaya devam ediyor. Tema 16 ve Matlı Stadyumu çevresinde yürütülen, artık tamamlanma aşamasına gelen projelerle birlikte Bursaspor’un, “Süper Lig” olarak adlandırılan seviyeye armamıza yakışır şekilde dönüşüne yalnızca bir sezon kaldığını düşünüyorum.
Yeni değil, hiç olmadığı kadar güçlü bir geri dönüş için geri sayım başladı.

Haberi Yorumla